Kat Mülkiyetinde Aidat Borcu Olan Malikler İçin Hukuki Yollar

Kat İrtifakında Kat Malikleri Kurulu Bulunmaması



Kat mülkiyeti sistemi bir binadaki dairelerin farklı kişilere mülkiyet olarak tescil edilmesini mümkün kılan bir mülkiyet türüdür. Kanun bu sistemi ortak yerler ile özel mülkiyete konu birimler arasında ayırarak hükme bağlar. Malik kendi bölümü bakımından münhasır kullanım yetkisine sahip olurken, binanın ortak kısımlarında diğer maliklerle ortaklaşa yararlanır. Bu düzen en çok çok katlı binalarda kullanılır ve şu anda konut piyasasının en önemli çatısını oluşturur. Kanunda net biçimde tanımlanan bu esaslar uyarınca, kat mülkiyeti tapu kütüğüne işlenerek hukuki varlık kazanır. Bağımsız bölüm ve taşınmaz payı birlikte bölünemez bir bütün teşkil eder. Dolayısıyla, bağımsız bölümün satışı daima taşınmaz payının birlikte aktarımını içerir. Uygulamada bu ilke satın alacak kişiler yönünden büyük önem arz eder. Bu rejimin kendine özgü niteliği sayesinde, mesken mülkiyeti çok daha kolay duruma gelmiştir.


Kat irtifakı bir taşınmazın üzerinde kurulacak katlar adına tesis edilen kendine özgü bir hak niteliğindedir. Bu irtifak taşınmazın mülkiyeti bakımından kişiye sınırlı bir yapı oluşturma ve inşa edilen yapıyı kullanma yetkisi verir. Arsa sahibi ve hak sahibi bu kişiler arasındaki ilişki akde dayanır. Bu hak çoğunlukla yapı tamamlanmadan evvel kurulur, bununla birlikte tapu kütüğünde yazılı bir tescil gerektirir. Yasal çerçeve kat irtifakının kapsamını açıkça çizer. Kurulan kat irtifakı ile ilgililer arasındaki sorumluluklar ayrıntılı biçimde ortaya konur. Bu irtifakta bağımsız bölümler ayrı ayrı tapuya tescil edilir, ancak arsa aslî sahipliği hala arsa sahibinde bulunur. Bu yapı kat mülkiyetinden en temel farklarından bir unsuru oluşturur. Sahada başta geniş yatırımlarda sıkça kullanılan bu model, inşaatçının araziye hemen sahip olmadan inşaat gerçekleştirmesine imkan verir.


Bu rejimin kuruluşu bakımından bazı şartların birlikte gerçekleşmesi şarttır. İlk olarak bir yapının fiilen tamamlanarak kullanıma hazır hale getirilmiş bulunması zorunludur. Yapı ruhsata uyumlu biçimde tamamlanmalı ve yapı kullanma izni alınmış bulunmalıdır. Bunun ardından bağımsız bölümlerin kat planları düzenlenerek yetkili kurumlara teslim edilmesi zorunludur. Bu rejime dönüşümde tüm paydaşlar arasında ortak kabul sağlanmalı. Bu anlaşma kat mülkiyeti ile ilgili hükümler içermeli ve ortak kullanım alanlarının hangi yolla kullanılacağını göstermelidir. Yönetim planı oluşturularak tapu siciline işlenmelidir. Bu gereklilikler karşılanmadığı durumda kat mülkiyetinin kurulması olanaklı değildir. Pratikte tapu işlemlerinin düzgün hazırlanması önemli bir arz eder.


Bu hakkın kurulması adına en başta taşınmaz mülk sahibi ile müteahhit arasında noter onaylı bir akit düzenlenmesi şarttır. Bu sözleşmede inşaatın nitelikleri, dairelerin miktarı ve değerlendirme yolları açıkça belirtilmelidir. Sözleşme tarafları birbirleriyle varılan şartlar resmi kayda kaydedilmek üzere yetkili tapu müdürlüğüne müracaat edilir. Bu hak tapu siciline kaydedildiğinde yasal tam varlık elde eder. Yapı tamamlanmadan önce tesis edilen kat irtifakının geçerlilik süresi protokolde kesin olarak belirtilmelidir. Bu hak geçerlilik süresi zarfında yapı ikmal edilmezse taraflar kendi aralarında ihtilaflar ortaya çıkabilir. Bu sebeple akdin kapsamlı düzenlenmesi önemli bir ehemmiyet arz eder. Yasal danışmanlık temin edilmesi ilgili kişiler açısından oldukça kazanç getirir.


Kat malikliğinde kat ile taşınmaz payı bu iki unsur arasındaki ilişki oldukça belirleyicidir. Her bir kat tapu siciline kesin tek taşınmaz payına sahiptir. Ortak pay dairenin kıymetine oranında hesaplanır, ancak her zaman aynı oranda olmak zorunda. Kat satıldığında taşınmaz payı de geçer, bu iki unsur birbirinden bölünemez. Bu kural bu rejimin ana taşlarından bir tanesidir. Taşınmaz payının daireden ayrılması geçerli olmaz. Bina yönetimi aidatlarına pay miktarı sıklıkla ortak paya oranında belirlenir. Bu yapı malikler kendi aralarındaki adil bir düzene dayandırır. Yatırımcılar kat edinirken taşınmaz payı miktarını mutlak surette incele etmelidir. Bu detay ileride doğabilecek anlaşmazlıkların önlenmesinde engel olunmasında büyük rol oynar.


Kat mülkiyeti ile kat irtifakı rejimi arasındaki farklar, özellikle yönetim planı belgesi hazırlanırken belirgin biçimde ortaya çıkar. Yönetim planı belgesi bağımsız bölümlerin paylaşım oranlarını, müşterek alanların yönetim şeklini ve giderlerin nasıl bölüşüleceğini ayrıntılı şekilde düzenler. Kat mülkiyetinde bu plan yasal bir zorunluluk olarak hazırlanır ve kat malikleri tarafından benimsenmesi gerekir. Yönetim planı içeriğinde ortak yerler, daire sınırları ve oy hakları açıkça yer alır. Kat irtifakı kurulan yapılarda ise yönetim planı zorunlu değildir ve çoğunlukla proje sahibinin hazırladığı basit bir kurallar bütünüyle yetinilir. Bu durum, anlaşmazlık çıktığında hangi tür kuralların uygulanacağını doğrudan belirler. Yönetim planı değişikliklerinde maliklerin kararları öngörülen çoğunluk oranlarına bağlıdır. Dolayısıyla planlama aşamasında özenli davranmak, ileride doğabilecek sorunların önlenmesi açısından büyük önem taşır.


Kat irtifakı sisteminde idare genellikle asıl taşınmaz üzerinde kurulan irtifak sahipleri tarafından sağlanır. Bölüşüm ilişkileri irtifak akdi ile belirlenir ve bu akit tarafların iradesine dayanır. Müşterek masraflar her hak sahibinin hissesine göre bölüştürülür. Kat mülkiyeti yapısında ise yönetici kat malikleri kurulu tarafından atanır. Karar alma süreçleri genel kurullar aracılığıyla işler. İrtifak rejimi nispeten serbest bir yapı sunar, fakat denetim mekanizmaları sınırlı kalabilir. Bu yapıda mevzuatın belirlediği kurumlar kesin sorumluluk paylaşımı yapar. Bu nedenle idare yapısı seçilirken taraflar kendi beklentilerini göz önünde bulundurmalıdır. İki sistemin de üstünlük ve dezavantajları mevcuttur.


Tapu kaydı açısından bu rejim ile kat irtifakı belirgin farklılıklar gösterir. Kat mülkiyeti tesisinde her bağımsız bölüm müstakil bir tapu kütüğü ile kayda alınır. Ortak yerler ise arsa payı üzerinden malikler arasında paylaştırılır. İrtifak sisteminde ise irtifak hakkı ana taşınmaz üzerine şerh düşülür. Bu durumda bağımsız birimler çoğunlukla ayrı bir sicil almaz. Tasarruf farkları da bu noktadan doğar. Devir işlemlerinde bu rejimde bağımsız bölüm doğrudan el değiştirir. Kat irtifakında ise irtifak hakkının temliki ayrı prosedürlere tabidir. Tapu memurluğu bu ayrımı dikkatle gözetir. Alıcılar bu yüzden sicil kaydını mutlak surette kontrol etmelidir.


Kat mülkiyetine geçiş süreci çeşitli aşamadan oluşur ve dikkatli bir planlama gerektirir. İlk olarak yapının iskan durumu kontrol edilir. Ardından yönetim planı oluşturularak ilgili idareye iletilir. Yapı projesinin tasdiki sürecinde teknik hesaplamalar gerçekleştirilir. Bağımsız bölümlerin ayrı numara verilmesi süreci de bu aşamada tamamlanır. Kat irtifakından bu rejime dönüşüm gerçekleştirilirken malikler arasında karar birliği gözetilir. İlgili evraklar eksiksiz sunulmadığında süreç gecikebilir. Dolayısıyla uzman bir avukatla ilerlemek önerilir.


Kat mülkiyeti tesis edildiğinde malikler dairelerini dilediği gibi değerlendirme yetkisine malik olur, ancak ortak alanların kullanımında yönetim planı riayet etmek zorundadır. Kat irtifakında hak sahipleri kendilerine tanınan sınırlar içinde tasarruf hakkına sahiptir. Hukuki neticeler açısından her iki sistemde sahiplik veya hak hakları farklı korunur. Anlaşmazlık durumunda yargı organları bu kanunları esas kabul eder. Bu rejimde ortak giderlere katılmayan malik aleyhine icra yolu işletilebilir. Söz konusu yetkiler yasal koruması altındadır. Hak sahipleri bu konudaki sorumluluklarını bilmeli ve yerine getirmelidir.


Kat mülkiyeti ve kat irtifakı temel bilgiler


Kat mülkiyeti sistemi münferit dairelerin tapu kütüğünde bağımsız olarak kaydedildiği bir yapıdır. Bu modelde her bağımsız bölüm sahibi hem kendi bağımsız bölümünün tasarruf yetkisine hem de ortak yerlerde ortak paylara sahip olur. Kat irtifakı yapısı ise zemin üzerinde kurulacak katların hâlâ ortak mülkiyete çevrilmeden evvel kurulan bir irtifak hakkıdır. Başka bir ifadeyle kat irtifakı yapı ortaya çıkmadan önce işleme konulabilen bir ara düzendir. Kat mülkiyeti rejimi ise yapının tamamlanıp kullanıma hazır hale gelmesinin akabinde işletilen sürekli bir mülkiyet düzenidir.


Sık görülen yanılgılar ve önemli uyarılar


Kat irtifakı kurulumu ile kat mülkiyeti sistemleri arasındaki farkı kavramayan pek çok ev sahibi adayı ağır yanılgılara yol açabiliyor. Özellikle görülen yanlış, henüz bağımsız bölümü oluşmamış bir gayrimenkulü bitmiş bir bağımsız bölüm biçiminde görmektir. Ancak kat irtifakı kapsamında işlenen birimler hâlâ fiziki biçimde inşa edilmemiş olabilir. Ayrıca müşterek alanların kat malikleri kararı kurulmadan gerçekleştirilen devirler ilerleyen dönemde anlaşmazlıklara neden olmaya başlıyor. Bu nedenle satın almadan önce resmi kayıtların titizlikle incelenmesi önemlidir.


Uzman pratik öneriler ile isabetli yönelim verme yolları

Gayrimenkul danışmanları bir daire edinirken öncelikle sicil kaydının cinsini saptamayı öğütler. Eğer sicilde kat irtifakı işlenmişse, inşaatın iskân belgelerini mutlaka surette kontrol etmelidir. Bunun yanında site yönetiminin içeriği ve ortak masraf hükümleri konusunda belge edinmek kritik bir süreçtir. Uzman bir avukat yardımıyla tamamlanan kontroller hem süre bununla birlikte parasal zararları azaltmada faydalı olmaktadır.


Bütçe ve harcama planı noktasında temel değişkenler


Kat irtifakı sürecinde yapılan ödemeler büyük ölçüde işlem bedeli ayrıca devlet payı başlıklarından ibaret olur. Kat mülkiyetine geçiş sürecinde ise buna ilaveten mühendislik onayları ve ölçüm giderleri ortaya çıkar. Bu sebeple bütçe oluşturulurken sadece kısa vadeli hem sürekli giderler hesaba katılmalıdır. İşletme gideri, kat mülkiyeti düzeni içinde düzenli bir gider biçiminde kendini gösterir. Bu sayede tapu devri tercihi önce yıllık giderlerin değerlendirilmesi kritik öneme sahiptir.


Zamanlama etkileri ve süreç planlaması


Kat irtifakı hem de kat mülkiyeti süreçlerinin bitiş takvimleri bazen iş yüküne göre anlamda sapma ortaya koyabilir. Başta yılın son çeyreği hem de tatil sürelerinde kurum hizmetlerinde ağır işleyiş görülebilir. Böyle olunca prosedürlere önceden başlamak ile evrak tamamlamasını önceden tamamlamak faydalı olur. Buna ek olarak proje zaman çizelgesinin değiştiği durumlarda bağımsız bölüm planının revize edilmesi zorunlu olabilir.


Sık sorulan merak konuları hem de öz yanıtlar

İrtifak kayıtlı bir bağımsız bölümü devralmak mümkün müdür sorusuna genellikle akla düşer. Kısaca şudur: Belgede bağımsız bölüm tescili kesinleşmiş ise, devir işlemi kanuni çerçevede tamamlanabilir. Fakat irtifak hâlinde kalan binalarda yahut özel araştırma hem de koruma önlemleri gerekli kılabilir. Dolayısıyla her türlü devirden önce bir hukukçuya danışmak en doğru yöntemdir.

Kat Mülkiyetinde Aidat Borcu Olan Malikler İçin ile ilgili ise yarar bir tartisma olmus, eline saglik.
Kat Mülkiyetinde Aidat Borcu Olan Malikler İçin ile ilgili degerli bir mukayese olmus, eline saglik.
Konuya hakim biri yazmis. Daha sik yaz derim.
Cok sey ogrendim. Aynisini ben de yasadim.
Tesekkurler, super bir cozum.
Ciddi anlamda guzel bir paylasim, ellerine saglik.
Cok begendim. Baskalarinin deneyimlerini de merak ediyorum.

Forumdan Konular